DÜĞÜNDE TAKILAN ALTINLAR KİME AİTTİR ?
459
post-template-default,single,single-post,postid-459,single-format-standard,bridge-core-1.0.4,ajax_fade,page_not_loaded,,qode_grid_1300,hide_top_bar_on_mobile_header,qode-theme-ver-18.0.9,qode-theme-bridge,qode_header_in_grid,wpb-js-composer js-comp-ver-5.7,vc_responsive

DÜĞÜNDE TAKILAN ALTINLAR KİME AİTTİR ?

düğünde takılan altınlar yargıtay kararı

DÜĞÜNDE TAKILAN ALTINLAR KİME AİTTİR ?

Düğünde takılan altınlar kime ait? Bu sorunun cevabına ilişkin halk arasındaki yaygın görüş bu altınların kadına ait olduğudur. Düğünde takılan altınların kime ait olduğu; sabah kuşağı programlarından, evlenme ya da boşanma arifesinde olan çiftlere kadar birçok kişiyi meşgul etmektedir. Biz de bu noktada alanımız olması konunun yani düğünde takılan altınların Yargıtay kararları ve diğer hukuki doktrin açısından ele almak istedik.

düğünde takılan altınlar yargıtay kararı

düğünde takılan altınlar kadının hakkı mıdır

Her şeyden önce düğünde takılan altınların, koşulsuz şartsız kadına ait olmadığını belirtmek gerekmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararına göre, “Düğünde takılan ‘ziynet eşyası’ ve ‘takı paraları’  hangi eşe takılırsa takılsın aksine bir anlaşma ya da örf ve adet kuralı olmadığı takdirde kadına ait sayılır.”.  Bu karar, Yargıtay 2’nci, 3’ncü, 6’ncı, 8’nci Hukuk Dairelerinin ve Hukuk Genel Kurulunun ortak içtihadıdır.

            Görüldüğü üzere, düğünde takılan ziynet eşyaları koşulsuz ve şartsız şekilde kadına ait değildir. Taraflar arasında ziynet eşyalarının kadına ait olmaması konusunda bir anlaşma ya da örf ve adet bulunmadığı durumlarda ancak ziynet eşyalarının kadına ait olduğuna hükmedilebilmektedir. 

Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesinin  1995/10121 Esas Sayılı, 1995/11061 Kararına göre;

“…Tarafların oturdukları bölgede, düğünde kim tarafından takılmış olursa olun, takılan ziynet eşyalarının geline ait olduğunu kabule elverişli, istisnasız herkes tarafından uyulan, istikrar kazanmış, örf ve adet varsa, kadını hukuki hamil kabul etmek gerekir. Eksik tahkikatla, kocanın üzerine takılan eşyanın kocaya ait kabulü ile kadından istirdadına karar vermek isabetsizdir.

DAVA VE KARAR :  Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün, dairenin 25.5.1995 gün ve 5220/6296 sayılı ilamiyle onanmasına karar verilmişti. Adı geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.

Taraflar karı kocadır. Davacı bir kısım eşyasının davalıda kaldığını iddia etmiştir. Davalı da karşı dava dilekçesinde düğünde takılan bazı ziynet eşyasının kendisine takıldığını, karısında kaldığını ileri sürüp istirdadını istemişlerdir. İhtilaf düğünde takılan bazı ziynet eşyasının taraflardan hangisine ait olduğu noktasında düğümlenmektedir. “Menkul bir şeyin zilyeti onun maliki addolunur” ( M.K. 898 ). Taraflar bu karinenin aksini her türlü delil ile ispatlayabilirler.

Mahkeme söz konusu ziynet eşyasının kocaya takıldığını belirleyip isteği kabul etmiş, ancak yargılama sırasında kadın örf ve adet gereği tüm ziynet eşyasının kim tarafından hediye edilirse edilsin geline ait olacağını savunmuştur.

Medeni Kanunun 1’nci maddesi gereği, hakim kanunda hüküm bulunmayan hallerde örf ve adet gereğince karar verme yetkisıne sahiptir. Taraflar zilyetlik karinesinin aksine her türlü delil ile ispatlayabileceklerine göre burada örf ve adetin tesbiti önem taşımaktadır. Tarafların oturdukları bölgede, düğünde kim tarafından hediye edilmiş olursa olsun, takılan ziynet eşyasının geline ait olduğunu kabule elverişli istisnasız herkes tarafından uyulan, istikrar kazanmış örf ve adet varsa, kadını hukuki hamil kabul etmek gerekir. Bu yön gözetilmeden örf ve adet araştırılmadan, eksik tahkikatle düğün sırasında kocanın üzerine takılan eşyanın kocaya ait kabulü ile kadından istirdada karar verilmesi doğru değildir…”

Yüksek mahkemenin kararında da görüldüğü üzere, düğünde takılan takıların koşulsuz ve şartsız olarak geline ait olduğu kabul edilmemektedir. Hakim öncelikle olayın gerçekleştiği yerin örf ve adetlerini araştırmalıdır. Ayrıca hakim taraflar arasında düğünde takılan altınların kime ait olacağı konusunda yapılan bir anlaşma olup olmadığını da araştırmakla yükümlüdür.

Stj. Av. Tuba Nur Çelik

No Comments

Post A Comment